Ana içeriğe atla

Bir Devrin Sonu: Yeni Alkol Yasası Festivalleri ve Müzik Sektörünü Nasıl Etkileyecek?

Yaz sezonu başlarken; biletler alındı, festival kombinleri yapıldı ve açık hava sahneleri kuruldu. Ancak tam da bu hareketliliğin ortasında, müzik ve eğlence sektörünün ekonomik motorunu kökünden değiştirecek devasa bir hukuki gelişme yaşandı.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan yeni torba kanun düzenlemesi  (Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun), alkollü içki üreticilerinin bugüne kadar kullandığı reklam, sponsorluk ve pazarlama yöntemlerinin etrafındaki tüm gri alanları tamamen kapatıyor.

Peki, şu an hala devam eden festival duyurularındaki "+1" veya "%100 Müzik" gibi ibarelere ne olacak? Konserler iptal mi edilecek? En önemlisi; canlı müzik sektörü bu mali darbeyi nasıl atlatacak? 

1. Yeni Yasa Ne Getiriyor? 

Mevcut alkol yasasındaki boşlukları doldurmayı amaçlayan bu yeni düzenleme, "çağrışım" mekanizmasını tamamen ortadan kaldırıyor:

  • Sponsorluklara Tam Yasak: Alkollü içki üreten, ithal eden veya pazarlayan firmalar; her ne surette olursa olsun hiçbir konsere, festivale veya kültür-sanat organizasyonuna destek olamayacak, sponsor olamayacak.

  • Logo ve İbare Kullanımı Engellendi: Şirketler bu etkinliklerde veya dijital mecralarda ticari unvanlarını, ürün markalarını, amblemlerini, logolarını ya da ambalaj üzerinde yer alan herhangi bir ifadeyi (çok aşina olduğumuz +1'ler, %100 Müzik'ler, Kendine Has'lar) kesinlikle kullanamayacak.

  • Fermente-Distile Ayrımı Bitti: Bira veya şarap gibi fermente içki markaları, rakı veya viski gibi distile içki markası olarak (ya da tam tersi şekilde) tescil edilip pazarlanamayacak. Kategori geçişleriyle reklam yapma kapısı da kapandı.

  • Sahada Sıkı Denetim: Saat 22.00 ile 06.00 arasındaki perakende alkol satışı yasağının denetimi ve idari yaptırım yetkisi doğrudan vali ve kaymakamlıklara devredildi. Cezalar ise 100 bin TL'den başlayıp 1 milyon TL'ye kadar uzanıyor.

2. Süreç Nasıl İşleyecek ve Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Kanun teklifi 11 Haziran'da meclisten geçti. Yasanın resmiyet kazanması içinse Anayasal bir süreç gerekiyor:

Resmi Gazete Bekleniyor

Meclis'ten geçen metin şu an Cumhurbaşkanı'nın imza masasında. Cumhurbaşkanı'nın kanunu incelemek ve onaylamak için 15 günlük yasal süresi bulunuyor. (Onay vermediği durumlarda tekrar görüşülmesi için Meclis'e iade etme opsiyonu da bulunuyor) Onay çıktığı günün gece yarısı (saat 00.00’da) kanun Resmi Gazete’de yayımlanacak ve sponsorluk yasakları o saniye itibarıyla resmen yürürlüğe girecek.

Kimlere, Ne Kadar Süre Tanındı?

Kanunda esnafa ve üreticiye operasyonlarını toparlaması için belirli geçiş süreleri verildi ancak burada çok önemli bir detay var:

  • Ürün Ambalajları İçin (3 Ay): Üreticilerin ellerindeki eski kurallara göre basılmış ambalajları eritmesi için 3 aylık süreleri var.

  • Tabelalar ve Satış Noktaları İçin (1 Yıl): Tekel büfeleri, barlar ve restoranların tabelalarını ve mağaza içi görsellerini yasaya uygun hale getirmesi için 1 yıl süre tanındı.

  • Festivaller İçin Geçiş Süresi Yok! Kanunda festivaller, konserler veya sponsorluklar için ayrıca bir esneklik ya da erteleme maddesi bulunmuyor. Yani teorik olarak, Resmi Gazete ilanıyla birlikte yasak anında aktif olacak. Fakat burada kamu otoritesinin yukarıda bahsi geçen 1 yıllık süreyi dikkate alarak, denetimlere başlamama (markalara zaman tanıma) ihtimali üzerinde duruluyor. Bu çerçevede firmaların (Tuborg, Efes vb.) ve festival organizatörlerinin 1 yıllık genel uyum süresi içinde mevcut iletişimlerini ve sponsorluklarını kademeli olarak değiştirmesi bekleniyor. 

3. Şu An Devam Eden Festival İletişimleri Ne Olacak? İptaller Gelir mi?

Peki, madem yasa meclisten geçti ve esneklik yok; o halde Tuborg veya Efes nasıl hala festival duyuruları yapmaya devam ediyor?

Buradaki sebep tamamen yasanın henüz Resmi Gazete'de yayımlanmamış olması ve firmaların aylar öncesinden yaptığı yüksek tutarlı sponsorluk sözleşmeleri Yasa yayımlandığı gün festivaller belki bıçak gibi kesilip iptal olmayacak ancak "şekil değiştirmek" zorunda kalacak.

Organizatörler ve markalar, milyonlarca liralık tazminat yükleri ve satılan biletler nedeniyle etkinlikleri iptal etmek yerine hızla yasaya adapte olacaklar. Festival alanlarındaki tüm logolar, sahne arkası görsel giydirmeleri ve alt markalar sökülecek. Alkol satış standlarında ise markaların ışıklı tabelaları yerine sadece "Bira" veya "İçecek" yazan, markasız ve tamamen nötr tasarımlar göreceğiz.

4. Müzik Sektörünü ve Festivalleri Neler Bekliyor?

Gelelim işin can alıcı noktasına: Alkol firmaları görünür olmadıkları, markalarını konumlandıramadıkları bir işe uzun vadede devasa sponsorluk bütçeleri ayırmayacaktır. Bu durum, Türkiye'deki canlı müzik ekosisteminde kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak.

Bilet Fiyatları Kaçınılmaz Olarak Artacak

Büyük festivallerin ve dünyaca ünlü yabancı sanatçıların getirilme maliyetlerinin çok büyük bir kısmı bu markaların sponsorluk gelirleriyle karşılanıyordu. Bu finansman motoru durduğunda, organizatörler sahne kurulumu, sanatçı kaşesi ve alan kirası gibi devasa maliyetleri doğrudan bilet fiyatlarına yansıtmak zorunda kalacak. Konser bileti satın almak, eskisinden büyük bir lüks haline gelebilir.

Büyük Ölçekli Festivaller Azalabilir

Telekom, bankacılık veya otomotiv gibi diğer sektör devleri, alkol markaları kadar agresif ve yüksek bütçeli sponsorluklar yapmaya genellikle yanaşmıyorlar. Finansman daralacağı için çok sahneli, 3-4 gün süren büyük gençlik festivallerinin yerini; maliyeti daha düşük, riski az olan tek gecelik konserler alabilir.

Alkol Firmaları Bütçelerini Nereye Kaydıracak?

Firmalar festivallere harcayamadıkları bu devasa bütçeleri muhtemelen "satış noktası pazarlamasına" kaydıracaklar. Bar, pub ve restoranlarla kapalı kapılar ardında yapılan münhasırlık anlaşmaları, ciro primleri ve doğrudan tüketime yönelik saha operasyonları çok daha agresif hale gelecektir. Çok nadir de olsa, firmaların satış hacmini korumak adına (özellikle tüketimin çok yüksek olduğu büyük festivallerde) sadece o alanda kendi ürünlerinin satılması garantisi karşılığında, dışarıya hiçbir reklam yapmadan ve logo basmadan organizatöre arka planda "satış garantili" finansal destek sağlama ihtimali de var. Ancak bu mevcut dönemdeki yüksek bütçeli yatırımların yanında çok devede kulak kalacaktır.

Özetle

Müzik endüstrisi, pandemiden bu yana en büyük finansal sınavlarından birine girmek üzere. Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, en geç 1 yıl içerisinde festival alanlarında alıştığımız o renkli, markalı ve hareketli dünya yerini tamamen sadeleşmiş, nötr sahnelere bırakacak gibi duruyor.

Belki müzik sektörü geçmişte olduğu gibi yine yeni yollar bulacaktır.  Ama kritik soru şu: Türkiye'de müziğin en büyük destekçilerinden biri olan alkol sektörünün bıraktığı boşluğu kim ve nasıl dolduracak?  

Bu sorunun cevabı, önümüzdeki birkaç yıl boyunca festival ve konser ekosisteminin geleceğini belirleyecek gibi görünüyor.

Kısa vadede belki müzik susmayacak, konserler devam edecek; ancak korkarım daha sade sahneler, daha az festival seçeneği ve ne yazık ki cüzdanımızı biraz daha zorlayacak bilet fiyatları bizi bekliyor.

Yorumlar