Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Telescreens - Comedown

  New York'ın alternatif rock sahnesinde adından giderek daha fazla söz ettiren Telescreens, klasik rock enerjisini modern alternatif müzikle birleştiren gruplardan biri. Telescreens, 2016 yılında New York'ta, New York Üniversitesi'nde (NYU) yolları kesişen üç müzisyenin bir araya gelmesiyle kuruldu: vokalist ve gitarist Jackson Hamm, bas gitarist Austin Brenner ve klavyeci Josiah Valerius. Josiah Valerius, UCLA Radio ile yaptığı röportajda Jackson Hamm ile ilk kez lise döneminde NYU'nun yaz programında tanıştığını, ardından üniversitede aynı çevrede bulunmaya devam ettiklerini anlatıyor. İkili, başlangıçta hip-hop ve prodüksiyonla da ilgilenirken zamanla ortak rock müzik tutkularını keşfetti. Austin Brenner ise grubun oluşumuna, Hamm ve Valerius'un müzik yaptığı odanın hemen karşısındaki öğrenci odasından katıldı. Başlangıçta zaman zaman birlikte çalan üçlü, kısa sürede bir grup olarak üretmeye başladı. İlk konserlerinden birini Brooklyn'deki Bushwick Public Ho...
En son yayınlar

The Amazons - Kickin' In

İngiltere’nin son yıllarda indie ve alternatif rock sahnesine kazandırdığı en enerjik, en sağlam gruplardan biri: The Amazons. The Amazons, 2014 yılında İngiltere'nin Berkshire bölgesindeki Reading kentinde kuruldu. Grubun temelleri, vokalist ve gitarist Matt Thomson, gitarist Chris Alderton ve bas gitarist Elliot Briggs'in birlikte müzik yapmasına dayanıyordu. Davulcu Joe Emmett'in gruba katılmasıyla kadro tamamlandı ve The Amazons ortaya çıktı. Grubun kuruluş hikâyesindeki en ilginç ayrıntılardan biri, davulcu seçmelerinin beklenenden uzun sürmesi. Matt Thomson, Urban Vinyl Magazine ile yaptığı röportajda davulcu Joe Emmett'in gruba katılmadan önce denedikleri sekizinci davulcu olduğunu anlatmıştı. Thomson'a göre Emmett'in John Bonham dövmesini gördüklerinde doğru kişiyi bulduklarını hissetmişlerdi. Led Zeppelin'in efsanevi davulcusuna yapılan bu gönderme, grubun klasik rock geleneğiyle kurduğu bağı da anlatan küçük ama anlamlı bir ayrıntı. İlk EP'leri...

Spacestation - Eiturgrá Skóda

Keşif sahnesinde Reykjavík çıkışlı Spacestation'ı konuk ediyoruz.  Spacestation’ın ilk albümü Reykjavík Syndrome , 21 Mart 2025’te yayımlandı. Albüm 2023 ve 2024 yıllarında İzlanda’daki Sundlaugin ve Greenhouse stüdyolarında kaydedildi. Ancak isminin çağrıştırdığı şey, yalnızca grubun nereli olduğunu belirtmek değil. Albümün arkasında, yaşadıkları şehirle kurdukları oldukça tanıdık bir ilişki var. Reykjavík, insanın sevebileceği ama zaman zaman içinde sıkışıp kaldığını da hissedebileceği bir şehir. Kuzey Atlantik’in ortasında, karanlık kışları ve kendine özgü gündelik hayatıyla küçük bir dünya. Burada büyümek insana hem ait olma hissi verebiliyor hem de başka bir yere gitme arzusu. Grup, ilk albümünün açıklamasında bu ikirciliği doğrudan anlatıyor: Şehrin karanlığı ve küçüklüğü insanın ruhuna yük olabiliyor; ama aynı özellikler yaratıcılığın da kaynağına dönüşebiliyor. Üstelik uzaklaşsanız bile bir süre sonra dönüp dolaşıp özlediğiniz yer yine orası olabiliyor. Bence Reykjavík Synd...

Fontaines D.C. - Japan

F ontaines D.C. artık Dublin sokaklarının öfkesini gitarlarla haykıran o grup değil. “Japan”da da akustik gitarlar, puslu synth'ler ve sakin bir melodi var. Ama bu güzelliğin altında, grubun yeni albümü Dopamine Chamber' ın bütün hikâyesini özetleyen karanlık bir şey yatıyor: Bir şeyleri hissetmek için giderek daha fazlasına ihtiyaç duymak. Fontaines D.C.’nin “Japan”ını ilk dinlediğinizde, bir Fonraines D.C. şarkısı dinlediğinizden emin olmak isteyebilirsiniz. Çünkü ilk albüm Dogrel ’in o gergin, köşeli gitarları ve Grian Chatten’ın neredeyse bir sokak kavgasına dönüşen vokalleri yerine, burada daha yumuşak bir gitar, havada asılı kalan synth'ler ve melodinin içine doğru çekilen bir vokal var. “Japan”, grubun 16 Ekim 2026’da yayımlanan beşinci stüdyo albümü Dopamine Chamber ın parçalarından biri. Aynı gün paylaşılan resmi klip ise yönetmen Luna Carmoon’un imzasını taşıyor. İlk dinleyişte bir aşk şarkısı gibi hissettiren şey, biraz dikkatli dinlediğinizde giderek daha huzurs...

Kanadia - The Ride

Ağustos'ta burada detaylı bir şekilde bahsettiğimiz  Oxford çıkışlı alternatif rock dörtlüsü Kanadia, yeni single'ı Ride ile tekrar odağımızda:

Modern Cult - Connection

Floridalı grup Modern Cult'tan burada detaylı bir şekilde bahsetmiştik. Grubun yeni şarkısı Connection'ın video klibi R osse Martinez tarafından yönetilmiş. Modern Cult'ın hikâyesi henüz çok yeni. Ama bağlantı kurulmuş durumda. Şimdi asıl merak edilen, hattın nereye kadar uzanacağı.

Agnes Obel - The Meaning of Flowers

Agnes Obel altı yılın ardından geri döndü. Fakat Myopia sonrasında gelen The Meaning of Flowers , yalnızca yeni bir Agnes Obel albümü değil; hamilelik, annelik, doğum, doğanın gizemleri ve insanın dünyayla kurduğu bağ üzerine kurulmuş, küçük bir çiçeğin içinden koca bir evrene bakmaya çalışan tuhaf ve büyüleyici bir albüm. Bazı müzikler yüksek sesle gelmez. Kapıyı çalmaz, kendini duyurmak için bağırmaz, ilk saniyede “buradayım” demez. Daha ziyade odanın bir köşesine yerleşir ve siz fark etmeden etrafınızdaki havayı değiştirir. Agnes Obel'in müziği uzun zamandır biraz böyle. Danimarkalı sanatçının beşinci stüdyo albümü, 18 Eylül 2026'da yayımlandı. Ve bu albüm, 2020 tarihli Myopia 'dan tam altı yıl sonra geliyor. Myopia döneminde Agnes Obel'in hayatı başka bir yöne doğru ilerliyordu. Albümün turnesi devam ederken 2020 yılında hamile olduğunu öğrendi. Sonrası ise dünyanın geri kalanıyla birlikte Obel için de tuhaf bir döneme dönüştü. COVID-19 pandemisi nedeniyle turnes...

Queens of The Stone Age - "Where The Goth Girls At?"

Josh Homme’un gençlik yıllarına uzanan bir aşk hikâyesi, bolca siyah mürekkep, gotik kızlar, terk edilmiş bir santral ve ortalığı birbirine katan bir Queens of the Stone Age klibi… “Where The Goth Girls At?”, grubun yaklaşan albümü Perfecth için şimdiye kadarki en eğlenceli ipuçlarından biri. 23 Eylül’de yayımlanan aynı adlı single, grubun 30 Ekim’de çıkacak dokuzuncu stüdyo albümü Perfecth ’ten paylaşılan üçüncü şarkı. Daha önce “Insignificant Other” ve country tonlarına göz kırpan “Easy Street” gelmişti. “Where The Goth Girls At?” ise bu ikisinin arasından sıyrılıp doğrudan Josh Homme’un ergenlik yıllarına gidiyor. Şarkının çıkış noktası aslında oldukça basit: gençlik, ilk aşkların saçmalığı ve birilerinin dikkatini çekebilmek için olmadık şeyler yapma isteği. Homme’un anlattığı anı ise tam bir Queens of the Stone Age hikâyesi. Palm Desert banliyösünde büyürken JCPenney'de çalışan gotik kızları ve yaşlı kadınlara gotik makyaj yaptıklarını izlediğini anlatıyor. Ve o noktada, olma...

Löwenzahnhonig – Summersurf (Live Session)

İsviçreli üçlü   Löwenzahnhonig'den  tam olarak bu sayfalarda bahsetmiştik. Mevzu bahis son albümde yer alan Summersurf için Live Session kaydı yayınlamaları vesilesiyle, kendilerine bir kez daha kulak kabartıyor, serinleyen havayı yüzümüzdeki o hafif tebessümle karşılamaya izin veriyoruz:

Ex:Re - Radio Station

Elena Tonra, Ex:Re’yi aslında tek albümlük bir hikâye olarak bırakmayı düşünüyordu. Aradan neredeyse sekiz yıl geçti. Şimdi ise o hikâyenin ikinci bölümü, “Radio Station” eşliğinde yeniden açılıyor. Daughter’ın solisti ve gitaristi Elena Tonra’nın solo projesi Ex:Re, 2018’de yayımlanan kendi adını taşıyan ilk albümünden sonra uzun süre ortadan kayboldu. Üstelik bu kayboluşun arkasında büyük bir “geri döneceğiz” vaadi de yoktu. Tonra, Ex:Re’yi başlangıçta tek albümlük bir proje olarak düşünmüştü. Şimdi Ex:Re, “Radio Station” adlı yeni single’ıyla geri döndü ve bu dönüşün adı da belli: Save As . Albüm, 30 Ekim 2026’da 4AD etiketiyle yayımlanacak. Dokuz şarkılık albüm, Tonra’nın 2018’deki ilk Ex:Re albümünden bu yana gelen ilk yeni stüdyo albümü olacak. İlk albümün ardından Ex:Re’nin hikâyesi kapanmış gibiydi. Ta ki 2023’te, yıllardır bilgisayarında ve not defterlerinde duran şarkı taslaklarını yeniden eline alana kadar. Tonra bu fikirleri, ilk Ex:Re albümünün de prodüktörü olan Fabian P...