2025’in sonlarında sessiz sedasız ortaya çıkan ama kısa sürede indie müzik dünyasının dikkatini çeken bir proje var: My New Band Believe . Grubun ismi bile başlı başına bir espri ve manifesto gibi. Bu ironik isimlendirme, projenin arkasındaki isim Cameron Picton ’ın muzip kişiliğini yansıtıyor. Cameron Picton kim mi? Black Midi’nin kurucu basçısı ve zaman zaman vokalistliğini üstlenen, grubun o kaotik ama dahiyane sound’unun önemli mimarlarından biri. Black Midi 2025’te dağıldıktan sonra Picton durmadı; aksine bambaşka bir yöne yelken açtı. Yeni projesi My New Band Believe ile post-punk’ın keskin kenarlarını bırakıp daha geniş, daha katmanlı ve yer yer neredeyse sinematik bir dünyaya geçiş yapıyor. Grubun kendi adını taşıyan ilk albümü 10 Nisan’da Rough Trade Records etiketiyle yayımlanacak. My New Band Believe, albümle birlikte bu bahar İngiltere ve Kuzey Amerika’da gerçekleşecek turneyle dinleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.
TikTok'un melankolik yıldızlığından alternatif popun kalıcı isimlerinden birine dönüşen Nessa Barrett , yeni EP'si "Jesus loves a primadonna" ile karşımızda. Aftercare albümünün ardından gelen bu sekiz şarkılık proje, Nessa’nın diskografisinde bir "kötü karakterin doğuş hikayesi" (villain origin story) olarak tanımlanıyor. Nessa, bu projeyi "artık sevemeyecek kadar çok sevmiş her kadının hikayesi" olarak betimliyor. Aşkın hem güzelliğini hem de yıkıcı doğasını ele alan EP; sadakat, inanç ve kişisel yıkım arasındaki ince çizgide yürüyor. Sanatçının önceki işlerinden alışık olduğumuz "dark pop" çizgisi, bu kez indie-vibe ve modern caz esintileriyle harmanlanarak daha olgun bir seviyeye kavuşmuş. "Jesus loves a primadonna", Lana Del Rey estetiğini seven ama daha sert ve modern bir dokunuş arayanlar için yılın en iyi albümlerinden biri.